Gelişim İlkeleri
Gelişim alanında yapılan araştırmalar ve gözlemler gelişimin belli kurallara göre
oluştuğunu göstermektedir. Eğitimle uğraşan kişiler bu ilişkileri bilirlerse amaçlarını
gerçekleştirmede daha başarılı olurlar. İnsanın gelişiminde herkes için geçerli olan bu ilkeleri
şöyle sıralamak mümkündür.
Büyüme ve Gelişme Baştan Ayağa ve İçten Dışa Doğrudur
Çocukların bedensel gelişiminde kesin bir biçim vardır. Bebekler haberlere göre oturmasını
öğrenmeden önce başlarını dik tutmayı, emeklemeden önce oturmayı, yürümeden önce
emeklemeyi başarırlar. Her çocuk fiziksel gelişim aşamalarını hemen, hemen aynı yaşta
geçirir. Vücut ve motor yetenekleri baştan ayağa doğru gelişir. Yeni doğan bir bebeğin başı
vücudunun diğer kısımlarına göre daha büyüktür. Bebek başını dik tutmayı diğer organlarını
kullanmadan daha önce öğrenir. Hareket kontrolü önce omuzlar ve kollar en sonunda da
bacaklar ve ayaklarla olur. Büyüme, vücudun merkezinden yanlara doğru gelişir. Gövde ve
omuz hareketleri önce, ellerin ve parmakların kullanılması daha sonra olan gelişmelerdir.
Gelişim Kalıtım ve Çevre Etkileşiminin Ürünüdür
Kalıtım; İnsanı meydana getiren ilk hücre, babadan gelen spermle anneden
gelen yumurtanın fallop borularında birleşmesiyle meydana gelir. Bu
birleşmeye döllenme diyoruz. Bu birleşme sırasında anne ve babadan pek çok
özellik dölüte geçmektedir.
Kalıtım, bir insanın ana-babasından getirebildiği var kuvvetleri ifade
etmektir. İnsan birçok yönleriyle anne babasına veya soyuna
çekmektedir. Diğer yandan ana-babasından getirebildiği var kuvvetlerini,
bir çevre içinde ve çevre ile etkileşerek geliştirebilmektedir.
Çevre: Geniş anlamı ile çevre, döllenme sırasında ve döllenmeden sonra
hücrenin çoğalıp bir organizma oluncaya kadar içinde yaşadığı bütün durumları
içine almaktadır. Organizmanın bir iç çevresi, bir de dış çevresi vardır. İnsan
döllenmeden doğuma, doğumdan ölüme kadar bir çevre içinde yaşamak
zorundadır. Kalıtım yoluyla gelen var kuvvetlerle, çevrenin kuvvetleri
birbirleriyle etkileşim yaparak gelişmeyi meydana getirir. Gelişimin bazı
yönleri kalıtımın, bazı yönleri çevrenin daha fazla etkisi altındadır. Beden
gelişimi bunlardan birisidir.
Çocuğun gazetelerde yer alan haberde anne-babasına veya soyundan birisine vücutça çok benzemesi kalıtımın baskınlığını gösterir. Fakat vücudun gelişmesinde çevreninde büyük etkiler yaptığı
denemelerle anlaşılmıştır. Kötü beslenme ve kötü çevre şartları beden gelişiminde
gerilemeler veya ilerlemeler meydana getirebilmektedir. Dilin ve sosyal davranışların
gelişiminde çevrenin etkisi kalıtımın etkisine üstün görülmektedir.
Gelişim Belli Bir Sıra İzler, Gelişim Aşamaları Basitten Karmaşığa Doğru
Bir İlerleme Gösterir
Gelişim süreklilik gösteren bir olgudur. Bu süreklilik içinde değişmeler, belli bir sıra
içinde oluşur. Çocuklar belli zamanlarda belli değişimler geçirir, ortak gelişim davranışları
gösterirler. Bu nedenle gelişmeyi dönemlere ayırarak incelemek mümkün olmaktadır. Her
gelişim dönemi bir sonraki dönemin öncüsü ve hazırlayıcısıdır. Örneğin kaba motor beceriler
(el, kol, bacak hareketleri) ince motor becerilerden (parmak kaslarını kullanma ) daha önce
olmaktadır. Bu nedenle çocuklar kollarını ve ellerini parmaklarından önce kullanır. Yürüme
eylemi, makas ve kalem tutma becerilerinden önce gerçekleşir. Çocuk önce yürür, koşar.
Makasla detaylı bir şekilde kesebilmesi daha sonra gerçekleşir. Bu da bize gelişim
aşamalarının basitten karmaşığa gidişini açıklar. Gelişme dönemleri birbirleriyle ilişkilidir.
Bir dönemdeki gelişim özellikleri diğer döneme temel teşkil eder.
Gelişimin Hızlı Olduğu Dönemlerde Çevre Etkisi Büyük, Yavaş Olduğu
Dönemlerde Çevre Etkisi Azdır
Çocuk doğumdan sonra hızlı bir gelişim içindedir. Bu hızlılık 6 yaşına kadar sürer,
sonra bu aşırı hızda bir düşme olur. Buluğ çağında büyüme ve gelişmede tekrar büyük bir
hızlılık göze çarpar. İşte bu hızlılık dönemlerinde çocuğun çevresinde meydana gelen olaylar
onları yoğun bir şekilde etkiler. Bu dönemlerde aldığı olumlu uyarıcılar çocukların
gelişimine büyük katkılarda bulunur. Çocuklar öğrendikleri becerilerin % 70’ ine yakın bir
bölümünü 0-6 yaşları arasında kazanırlar. Haberlere göre ilk yaşlardaki bu hızlı gelişmede öğrenmenin payı
çok büyüktür. Çünkü çocuk bu çağda hızlı bir öğrenme içindedir. Kendi çevresini tanımak
için yaptığı çabalar ona pek çok şey öğretmektedir. Okul çağına kadar birçok kişilik
özellikleri çocukta yerleşmeye ve kökleşmeye başlar. Bu etkiler yetişkinlik çağında da
kendini göstermektedir. Bu nedenle gelişimin hızlı olduğu dönemlerde çocuklar ve gençler
kötü çevre koşullarından uzak tutulmalıdır.
Gelişimde Geniş Bireysel Ayrıcalıklar Vardır
Her insanın kendine ait bir gelişim biçimi vardır. Başka bir ifadeyle gelişim
bireyseldir. Bedensel, zihinsel, duygusal gelişmelerinde her insan diğerlerinden farklıdır.
Aynı yaşta olan, örneğin yedi yaşındaki iki çocuk karşılaştırıldığında okuma hızlarında
farklılıklar mevcuttur. Resim yapma yeteneklerinde de farklılıklar görülür. Eğitimle uğraşan
kişiler insanların bireysel ayrılıkları olduğunu bilmeli ve herkesten aynı başarıyı
göstermesini beklememelidir. Öğrencilerin bireysel ayrıcalıkları olduğu düşünülmeli ve
eğitim programları bunlara göre düzenlenmelidir.
Gelişim Derece, Derece ve Devamlı Bir Süreçtir
İnsanın gelişimi, durma ve kesiklik göstermeden devamlı bir akış içindedir. Ancak
gelişimdeki devamlılık hep aynı hızda olmamaktadır. Gelişim daima ileriye doğru fakat
bazen hızlı bazen yavaş devam etmektedir.
Eğitim sisteminin okul öncesi eğitimi haberleri, temel eğitim, orta öğretim, yüksek öğretim gibi
kademelere bölünmesinin dayanağı; öğrencilerin okul dönemlerine rastlayan yaşlarla gelişim
çağları arasında bir paralellik kurulması gerekliliğindendir. Dolayısıyla çağların genel
gelişim özelliklerine dayanarak bir okuldaki öğrencilerin gelişimi hakkında genel
tahminlerde bulunabiliriz. Bir insanın sahip olduğu özellikler birbirinin ardı sıra gelişmezler.
Bir alandaki gelişimi tamamladıktan sonra bir diğer alanda gelişme başlamaz.
Kısaca Kişilik Özellikleri
- Değişik hızda,
- Bir bütünlük içinde bir arada,
- Derece, derece ve devamlı olan bir gelişim içinde bulunurlar.
Çocuklara uygulanan eğitim seviyesi gelişimin seviyesine uygun olmalıdır. Okul
programına göre çocuğa öğretilecek bilgi, beceri ve tavırların gerektiği gelişim seviyesinin
çocuk tarafından kazanılmış olması şarttır. Çocuğun öğrenmeye hazır bulunması halinde
yapılacak öğretim çabaları olumlu neticeler verecektir.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder